Kanser Sonrası Meme Onarımları

alt-kanser-sonrasi-meme-onarimi-2Meme kanseri her 10 kadından birinde görülüyor ve günümüzde artık bu yüzde daha da artmaya devam ediyor.

Meme kadın vücudunun “kadınlığını” simgeleyen önemli bir parçası, bu nedenle, memenin birinin veya her ikisinin birden alınması hastalarda depresyona ve sosyal uyum bozuklukluklarına yol açabiliyor.

Kıyafet bulmakta problemler, tek memenin alınmasına bağlı omurga ve boyunda ağrılar, partnerleriyle özel hayatlarında problemler kadınların yaşadığı problemlerden sadece bazıları.

Günümüzde, meme rekonstrüksiyonu ile spesifik ilgilenen plastik cerrahlar için, erken evre meme kanseri nedeniyle memesinin bir kısmı veya tamamı alınan hastalarda eş zamanlı olarak memenin tekrardan oluşturulması hastaların tedavisinin bir parçası. Aynı şekilde, kanser nedeniyle memesi alınmış, kemoterapi ve radyoterapi sürecini tamamlamış kadınlarda da meme onarımı yapılabiliyor. Amerikan Gıda ve İlaç dairesi (FDA) 2010 yılından beri meme kanseri tanısı konan tüm kadınların kanser cerrahisi öncesinde rekonstrüksiyon konusunda bilgilendirilmelerini zorunlu tutmaktadır.

Meme kanseri tanısı alan tüm kadınlar, ister erken evre, ister geç evre, ister radyoterapi / kemoterapi görmüş olsun, meme rekonstrüksiyonu için adaydır. Sadece tıbbi olarak ameliyat olmasını engelleyecek bir durumu olan hastalar istisna tutulabilir.

Meme onarımı meme kanseri ameliyatıyla eşzamanlı olarak veya radyoterapi ve kemoterapi süreci bittikten sonra geç dönemde yapılır.

Radyoterapi alma ihtimali olmayan tüm hastalara kanser ameliyatıyla aynı seansta meme rekonstrüksiyonu yapılabilir. Bu gruba tek istisna, “kısmi olarak memesi alınacak ve sonrasında radyoterapi görecek olan hastalardır. Bu gruba meme onarımı kanser ameliyatıyla aynı anda yapılır ve sonra radyoterapi görürler.

Meme onarımı, memesi tamamen alınan ve radyoterapi göreceği kesin olgulara kanser ameliyatıyla aynı anda uygulanmaz çünkü radyoterapi yumuşak dokular ve protez üzerine olumsuz etkiler yaratır. Protezde ve vücudun kendi dokusu kullanılmış hastalarda asimetrilere, deformasyonlara ve kötü kozmetik sonuca neden olur. Ancak memesi kısmen alınacak ve sonrasında radyoterapi alacak hastalar bu duruma istisnadır. Tumor çıktıktan sonra memesinin şekillendirmesi, gerekiyorsa karşı memenin de simetrisinin sağlanması kanser ameliyatıyla eşzamanlı yapılabilir. Hastalar daha sonrasında radyoterapi alır.

Özetleyecek olursak eşzamanlı meme onarımı yapılabilecek hasta grubu şöyledir:

  • Erken evre meme tümörü olan hastalar (evre 1)
  • Memesinin tamamı alınacak, kemoterapi alacak, ancak radyoterapi almayacak hastalar
  • Memesinin bir kısmı alınacak, ameliyat sonrası radyoterapi alacak hastalar

Geç meme rekonstrüksiyonu, hastanın kemoterapi ve radyoterapi süreci bittikten sonra yapılan meme onarımlarıdır. Geç rekonstrüksiyon yapılabilecek hasta grubu şöyledir:

  • Memesinin tamamı alınmış, radyoterapi süreci bitmiş olan hastalar
  • Memesinin bir kısmı alınmış, radyoterapisi bitmiş olan hastalar

Kullanılan yöntemler şöyledir:

  • Doku genişletici ve veya protezle meme onarımı
  • Hastanın kendi dokusuyla meme onarımı
  • Hem hastanın kendi dokusu hem de protezin beraber kullanıldığı yöntemler

Protezle meme onarımları radyoterapi görmemiş veya görmeyecek hastalarda hem kanser ameliyatıyla eşzamanlı olarak hem de kanser ameliyatından seneler sonra yapılabilir.

Protezle meme onarımı meme kanseri ameliyatında meme dokusuyla beraber ne kadar cilt çıkarıldığına gore farklı yöntemlerle kombine olarak yapılır. Bu yöntemler şöyle özetlenebilir:

1- Deri koruyucu mastektomi ile eşzamanlı protezle onarım:

Kanser ameliyatıyla eşzamanlı olarak yapılan meme onarımlarında, özellikle küçük boyutlu, cildi sarkmamış memelerde deri koruyucu mastektomi sonrası protez konabilir. Eş zamanlı protezle rekonstrüksiyon ameliyatı yapabilmek için ideal hasta küçük veya orta boy memeleri olan veradyoterapi görmeyecek olan hastadır. Meme derisi ince ve sarkmış olan hastalarda meme başının dolaşımının korunabilmesi biraz daha zordur. Radyoterapi ise kapsül kontraktürünü artırdığından uzun dönemde asimetrilere neden olabilir. Bu nedenle revizyon ameliyatları ile tekrar simetri sağlanması gerekebilir.

Protez kas altına yerleştirilir. Memenin alınması sırasında genel cerrahın kullandığı kesiden protez yerleştirilir. Ek iz olmaz. Meme başı ve areolanın kanser ameliyatı için çıkarılacağı olgularda meme başı ve areola tekrardan oluşturulabilir (“meme başı ve areola nasıl tekrardan yapılır?” başılığına bakınız).

2- Hem deri hem de meme dokusunun beraber çıkarıldığı mastektomiler sonrası meme onarımı:

Bazı olgularda, kanser ameliyatında meme dokusuyla beraber deri de çıkarılır. Bu hastalarda protezi yerleştirebilecek bir boşluk olabilmesi için kanser ameliyatıyla aynı seansta kas ve cilt altına yerleştirilen ve tuzlu suyla şişirilen bir balonla once yeterli miktarda şişirilmesi ve 2. bir seansta protez yerleşitirlmesi gerekir. Şişirme yaklaşık 2-3 ay surer. İkinci bir seansta uygun protez yerleştirilir.

Mastektomisinden seneler sonra başvuran hastalarda da, tıpkı eşzamanlı onarımlarda olduğu gibi, once doku genişleticiyle deri genişletilip ardından protezle onarım yapılabilir.

Bazı olgularda, kanser ameliyatında meme dokusuyla beraber deri de çıkarılır. Bu hastalarda protezi yerleştirebilecek bir boşluk olabilmesi için kanser ameliyatıyla aynı seansta kas ve cilt altına yerleştirilen ve tuzlu suyla şişirilen bir balonla once yeterli miktarda şişirilmesi ve 2. bir seansta protez yerleşitirlmesi gerekir. Şişirme yaklaşık 2-3 ay surer. İkinci bir seansta uygun protez yerleştirilir.

Mastektomisinden seneler sonra başvuran hastalarda da, tıpkı eşzamanlı onarımlarda olduğu gibi, once doku genişleticiyle deri genişletilip ardından protezle onarım yapılabilir.

Hasta radyoterapi görmüşse ve memenin tamamı alınmışsa, o zaman vücudun kendi dokusuyla beraber protez uygulaması tercih edilir. Bunun nedeni, radyoterapi almış derinin genişleme kapasitesinin sınırlı olması ve komplikasyonlara açık olmasıdır. Hastanın kendi dokularından sırt dokusu, protezle beraber kombine edilebilen ve en sık kullanılan dokulardandır. Sırt dokusu ve protezin beraber kullanımı hem radyoterapi görmüş cildin yerine sağlam kanlanması olan bir doku gelmesini sağlar, hem de altına protez yerleştirildiğinde gerekli olan meme büyüklüğüne erişilebilmiş olur.

Rekonstrüksiyon sonrasında uzun dönem simetriyi arayan, protez ameliyatından daha uzun ve zor bir ameliyat sonrası süreci kaldırabilecek hastalar için uygun yöntemlerdir. İkincil revizyon ihtimali daha düşüktür. Tecrübe ve meme onarımı ile ilgili eğitim almiş olmayı gerektirirler. Genellikle spesifik olarak meme rekonstrüksiyonuyla ilgilenen plastik cerrahların önerdiği yöntemlerdir.

1- Sırt dokusu: Sırt kası ve deriyi içerir

Radyoterapi almış veya almamış hastalarda, sağlam memesi orta büyüklükte olanlarda, karın dokusu fazlalığı olmayan veya karnının kullanılmasını istemeyen, uzun ameliyatı kaldıramayacak veya tercih etmeyen hastalarda uygulanır. İyileşme karın dokusunun kullanıldığı rekonstrüksiyonlardan daha kısa, protez ameliyatlarından daha uzun sürer. Sırtta, sütyen hattının içinde kalacak bir iz kalır. Protezle combine kullanılabilir. Bu, karşı memenin büyüklüğüne bağlıdır.

 

2- Karın dokusu: İki şekilde kullanılabilir

– Karın kası, karnın alt kısmındaki yağ ve deri içerecek şekilde mikrocerrahi teknik gerektirmeyen bir ameliyat olarak yapılabilir. Karnın alt tarafında bir miktar fazlalığı olan, sağlam memesi orta büyüklükte, uzun ameliyatı kaldırabilecek hastalarda uygulanır. Karın kası karnın alt tarafındaki deri ve yağ dokusuyla beraber alınarak meme oluşturulur. Karın alt tarafı karın germe ameliyatındaki gibi kapatılır. Ameliyat izi, sezaryen izinden daha uzun ve göbek deliği içinde kalan bir iz şeklinde olur. Protez ameliyatına göre hastanın günlük hayata dönmesi daha uzun sürer. Ancak yabancı bir cisim kullanılmadığı için protez ameliyatlarında yaşanabilecek sorunlar yaşanmaz.

– Karnın alt kısmındaki yağ ve derinin kullanıldığı ameliyatlar mikro cerrahi gerektirir. Özellikli ameliyatlardır. En önemli avantajı karın kasının kullanılmaması, yani karın duvarı fonksiyonlarının korunmasıdır. Sadece vücudun kendi dokusu kullanıldığı için karşı meme yaşla beraber sarktıkça onarılan meme de sarkar, yani uzun dönemde simetri korunur. Yumuşaklığı hastanın sağlam memesi gibidir. Karın alt tarafı karın germe ameliyatındaki gibi kapatılır. Ameliyat izi, sezaryen izinden daha uzun ve göbek deliği içinde kalan bir iz şeklinde olur. Kasın kullanıldığı karın dokusuyla meme oluşturma ameliyatına göre daha çabuk iyileşir hastalar. Ancak yine de protez ameliyatına göre daha uzun sürer. Hasta açısından ameliyat sonrası dönem daha zordur.

Yağ enjeksiyonu A cup bir memenin kanser sonrası tekrar onarımında bir kaç seanslık girişimlerle yapılabilir. Protezle veya hastanın kendi dokusuyla oluşturulan bir memenin dekolte kısmının ve lenf bezi alındıktan sonra koltuk altına yakın bölgede oluşan boşluğun doldurulmasında kullanılabilir. Radyoterapi görmüş cildin kalitesini düzeltmede kök hücreyle combine edilerek uygulanabilir. Meme protezlerinin çevresinde oluşan kapsülünün yumuşatılmasında, hastanın hissettiği gerginliğin giderilmesi ve daha doğal hissedilmesi amacıyla kullanılabilir. Yağ karın, kalça gibi fazlalık olabilecek bölgelerden alınır.

Meme başı protez veya hastanın kendi dokusuyla yapılan rekonstrüksiyonun üzerindeki deri kullanılarak yapılır.

Areola ise karşı memeye simetri amacıyla dikleştirme/küçültme/ büyütme yapılırken karşı memenin areolasının zaten çıkarılacak kısmı kullanılarak yeniden oluşturulur.

Her 2 memesi tamamen alınmış hastalarda, meme başı, protez veya kendi dokusunun üzerindeki ciltten, areola ise tatuaj (dövme) yöntemiyle oluşturulur. Tatuaj doğal boyalarla ve areolaya en yakın olabilecek renk seçilerek yapılır.

Kanser sonrası meme onarımları çoğunlukla birden fazla girişim gerektirir. Bunun nedeni 2. Bir seansta karşı memeye simetriyi sağlamak amacıyla küçültme/ büyütme/ dikleştirme gibi işlemlerin gerekli olmasıdır. Meme başı ve areola yapılması genelde 2. seansta tamamlanır. Bazı hastalarda “touch up” denilen küçük yağ enjeksiyonlarıyla, lenf bezleri de alınan hastalarda koltuk altına yakın kısımdaki boşluk ve dekolte bölgesi doldurulabilir. Yani bu süreç 6 ay- 1 yıllık bir süreye yayılabilir.